Migren Ameliyatı

1.MİGREN AMELİYATI NEDİR, NASIL YAPILIR?

2.MİGREN AMELİYATI ÖNCESİ HAZIRLIKLAR

3.MİGREN AMELİYATI İÇİN UYGUN ADAYLAR

4.MİGREN AMELİYATI İÇİN İYİLEŞME SÜRECİ

MİGREN AMELİYATI NEDİR, NASIL YAPILIR?

Bilim, tesadüfen keşfedilen migren ameliyatı ile migren hastaları için katlanılmaz ağrılara ve acılara kalıcı olarak son veriyor. Ağrının karanlığa mahkûm ettiği hastalar migren ameliyatı sayesinde artık yüzünü aydınlığa, ağrısız bir hayata çevirebiliyor.

Amerika’da yapılan bilimsel çalışmalar ışığında 15 yıldır yapılan migren ameliyatı yüzde 90 başarı oranını yakalamış durumda. Bu ameliyat ile migrenin tamamen sona erdirilmesi ya da şiddetinin, sıklığının önemli ölçüde azaltılması, tıpkı çocuk felcinin tedavisinin bulunması kadar önemli olarak değerlendiriliyor bilim çevrelerinde.

Migren ameliyatı, Amerika’dan sonra ülkemizde de uygulanmaya başladı. Amerikan tıp bilim adamlarının yaptığı ameliyatlardan elde ettikleri yüksek başarı düzeyi, Plastik ve Estetik Cerrah Doç. Dr. Tayfun Türkaslan tarafından İstanbul’da yapılan ameliyatlarda da elde edilmiş durumda.

Migren daha çok kadınlarda görülüyor

Her 4-5 kadından 1’inin ve her 15 erkekten yine 1’inin migren hastası olduğu ülkemizde, cerrahi tedaviyle elde edilen başarının hastaların yaşam kalitesinde sağlayacağı değişikliğin boyutları daha iyi anlaşılacaktır. Ameliyat sonrasında ağrılarından kurtulan hastalar, hayatın cinsel boyutunu korkmadan yaşayabiliyor, anne olmayı ertelemiyor, kariyer hedeflerine ağrısız ilerleyebiliyor, aile ve sosyal yaşama harikulade bir dinamizm ve enerjiyle katılabiliyorlar. En önemlisi artık ağrı kesicileri ve bunların yan etkilerini hayatlarından çıkarıyorlar. Sağlam bir irade ve zihin yapısına sahip oluyorlar.

Migren hastalığının temel özellikleri nelerdir?

Genetik yatkınlığın önemli bir faktör olduğu migrenin iki türü vardır. Auralı ve aurasız. Auralı migren, atak başlamadan birkaç saat öncesinde bazı belirtiler gösterir. Migren hastalarında ağrı başın bir bölgesini tutar ya da yayılma eğilimi gösterir. Başın şakak, alın ve ense bölgesi migrenin tetiklendiği başlangıç noktalarıdır. Ağrı tipi zonklayıcıdır. Şiddeti orta ya da üst düzeyde yaşanır. Işığa ve sese karşı hassasiyet gelişir. Bulantı , görme bozukluğu ya da kusma şiddetli ağrılara eşlik eder. Ağrılar uzun sürelidir. 4 saat ile 72 saat arasında sürer.

Migren yetişkin hastalığı mıdır yoksa çocuklarda da görülür mü?

Her 100 çocuktan maalesef 3 ila 5’inde migren rahatsızlığı görülmektedir. Bu oran ergenlik döneminden sonra yüzde 10’un üzerine çıkıyor. Migren, çocukların okul performansında adeta bir deprem etkisi yaratıyor. Eğer ki çocuklarınız sebebi olmayan kusma, uyuma güçlüğü çekiyorsa, sık sık araba tutuyorsa ileriki yaşlarda migren riskiyle yüz yüze gelebilirler.

Hastada intihar düşüncesi oluşmasına dahi neden olan migren ağrılarını tetikleyen etkenler nelerdir?

Modern hayat şartları migreni tetikleyen faktörleri beraberinde getiriyor. Sürekli yüksek gürültülü ortamlar, kirli hava şartları, sigara dumanı, uçakla seyahat, güçlü kokular, rakım değişiklikleri, ilkbahar ve sonbahar mevsimi, doğum kontrol hapları, aç kalmak, bazı besinler ve kadınların adet dönemi migren ağrılarını başlatan önemli faktörlerdir.

Migren ameliyatı dışında uygulanan tedavi yöntemleri

Migren ataklarını ötelemek ya da hafifletmek için ülkemizde ve dünyada uygulanan en yaygın tedavi şekli koruyucu/önleyici ilaç tedavisidir. Ağrı kesicilerle yaşıyor migren hastaları. Migren, kronik bir hastalık ve ilaçlar da ömür boyu kullanılıyor. İlaç tedavisi migreni ortadan kaldırmıyor, sadece migren kontrol altında tutulmaya, yaşanılır kılınmaya çalışılıyor. Ancak hastalık tamamen geçmiyor. Hastalar, başında ağrılardan oluşan bir prangayla yaşamak zorunda kalıyorlar. İlaçların uzun süreli kullanımı vücudumuzun birçok organı üzerinde ciddi yan etkiler gösterebiliyor. Bu da yeni hastalıklara kapı aralıyor. Üstelik bazı hastaların migren ataklarına bir süre sonra ilaçlar da yanıt vermemeye başlıyor ve şiddetli baş ağrılarının kendiliğinden geçmesini beklemekten başka çaresi kalmıyor.

Migren ameliyatı nasıl keşfedildi

Yaşama özürlülüğü yaratan migren ataklarının tedavisi, birçok tedavide olduğu gibi tamamen tesadüfen bulundu. Cleveland’da görevli Estetik ve Plastik Cerrah Prof. Dr. Bahman Guyuron, hastalarına yaptığı alın ve göz kapağına yönelik estetik ameliyatları sırasında bazı hastalarında var olan migren ataklarının geçtiğini fark etmesiyle cerrahi tedavi üzerinde çalışmalar yoğunlaştı. Bilimsel araştırmalar yapıldı. Amerika’da yaklaşık 15 yıldır sürdürülen bu çalışmalar ve yapılan migren ameliyatları sonrasında yüzde 90 başarı oranına ulaşıldı. Bu yüzde doksanlık dilim içinde migreni tamamen sona eren hastalar olduğu gibi, ağrı şiddeti ve aralığı ciddi oranda düşen hastalar da bulunmaktadır. Bilimsel çalışmalar kapsamında migren ameliyatıolan ve 5 yıl takip edilen hastalarda tedavinin kalıcı olduğu gözlemlendi. Yüzde 90 başarı oranını daha basit bir dille ifade etmek gerekirse apandisit ameliyatı örneğini verebiliriz. Apandisit problemi yaşayanlar, ameliyatla bundan kurtulabileceğini biliyorlar. Ancak başarı oranının yüzde 90 olduğunu pek az kişi biliyor. Migren ameliyatında da başarı oranı tıpkı apandisit ameliyatındaki gibidir.

Her migren hastası migren ameliyatı ile kalıcı olarak tedavi edilebiliyor mu?

Ameliyata uygun migren hastaları için bazı testlerimiz ve kriterlerimiz var. Hasta öyküsü burada çok önemli. Öncelikle bir nörolog tarafından kronik migren tanısı konulması gerekiyor. Hasta ayda 2 ila 4 atak geçiriyorsa ve ayda en az 15 gün ağrı çekiyorsa botoks testi uyguluyoruz. Estetik dışında sağlık için birçok hastalığın, şaşılığın, felcin, terlemenin tedavisinde kullanılan botoksu estetik amacıyla değil, tanı ve ameliyata uygunluk amacıyla uyguluyoruz. Botoks kaslar üzerinde etkilidir. Ağrının başlangıç bölgelerine enjekte ettiğimiz botoksun ilk etkisi 72 saatte ortaya çıkıyor. Etkisini 1 hafta-10 günde gösteriyor. Migren ağrıları botoksa yanıt verdiği takdirde ilk 1 haftadan sonra kaybolmaya başlıyor. Hastalar botoks enjeksiyonu işlemine bu şekilde olumlu yanıt veriyorsa ameliyata alıyoruz. Hastalarımızın, botoks işlemi süresince triptan tipi önleyici ilaçları azaltarak bırakmalarını istiyoruz. Diğer bir testimiz ise bölgesel anestezik uygulamadır. Bütün bu testlerden çıkan sonuçlar ile hastanın varsa diğer rahatsızlıkları, aldığı ilaçlar değerlendirilerek ameliyat planlaması yapıyoruz.

Migren ameliyatı zor bir tedavi midir?

Migren ameliyatı günübirlik bir operasyondur. Hasta ameliyat sonrasında takip gerektiren başka önemli bir rahatsızlığı yoksa ya da birden çok bölgeden migren ameliyatı olmamışsa taburcu edilir. Eğer hastanın ağrısının tekiklendiği nokta birden çok ise hastanede yatış gerekebilir. Migren ameliyatı genel anestezi altında müdahale edilecek bölge sayısına göre 1 ila 4 saatte tamamlanır.

Migren ameliyatı bir beyin ameliyatı değildir

Kesinlikle beyinle ilgisi yoktur. Migren ameliyatı saçlı kafa derisi ile kafatası arasında migren ataklarına neden olan sinirlere yönelik yapılan bir operasyondur. Beyine müdahale sözkonusu değildir. İşlemi endoskopik yöntemle yapıyoruz. Mikro kameralar desteğinde özel migren ameliyatı aletleriyle, sinirlere baskı yaparak migrenin tetiklenmesine neden olan kas dokularına saçlı deriden açtığımız küçük kesilerden girerek müdahale ediyoruz. Bu kasları gevşeterek sinirleri kalıcı olarak rahatlatıyoruz.

Başın hangi bölgelerinde migren ameliyatı yapılıyor?

En sık karşılaşılan migren atakları alın bölgesinde başlıyor. Alın migreni tedavisinde göz kapağından ya da saçlı deriden endoskopik yöntemle giriyoruz. Şakak bölgesini saran şakak migreni için şakaklardaki saçlı deriden girerek cerrahi işlemi gerçekleştirirken, ense migreni vakalarında ameliyat kesilerini ensedeki yine saçlı deriden yapıyoruz. Üst göz kapağı kıvrımına veya saçlı deri içine ameliyat izlerini gizlediğimiz için izler fark edilmez. Hangi bölgeden müdahale edersek edelim, migren cerrahi tedavisinin temel prensibi, atakları başlatan sinilerin serbestleştirilerek rahatlatılması, dolayısıyla migrenin ortadan kalkmasıdır.

Bazı migren atakları baş bölgesinin sinir uzantılarının burun kıkırdakları arasında sıkışması nedeniyle başlar. Bu vakaları ise genellikle burun eğriliği yani deviasyon ya da konka ameliyatlarıyla tedavi ediyoruz.

Migrenin yayıldığı bölge mi, başladığı bölge mi ameliyat ediliyor?

Migrenin başladığı bölgeye endoskopik yöntemle müdahale ediyoruz. Migrenin yayıldığı bölgeyi değil. Hastalar genellikle migrenin başladığı değil, yayıldığı bölgeyi bilmektedirler. Cerrahi tedavi için önemli olan başladığı bölgedir. Bu nedenle hastaların BT taramaları, hastanın öyküsü dikkatlice değerlendirilir. Bu kapsamda migren başlangıç bölgeleri şöyledir:

Alın migreni olan hastaların baş ağrıları kaş üzerinde ve kaşlarda başlamaktadır. Şakak migreninde ağrılar şakaklarda, ense migreni olan hastaların ağrıları ise boyun, kafa ya da omuz arkasında başlar. Sinüs bölgesi ve göz çevresinde ağrı hissedenlerin migren tetik noktaları ise burun bölgesindedir. Bu sözkonusu bölgeler, migrenin ana başlangıç noktalarıdır.

Hasta migren cerrahi tedavisinden ne kadar süre sonra kronik baş ağrılarından kurtulabiliyor?

Ameliyata uygun hastaların tedavisinden 1 ay sonra ağrılar tamamen geçiyor ya da şiddeti ve sıklığında hastanın yüzünü güldüren kalıcı bir iyileşme sağlanıyor. İlk gece geçici migren ağrıları görülebiliyor. Enseden yapılan ameliyatlarda takılan dren 3-4 gün sonra çıkarılıyor. Hastalarımız ilk hafta sonunda işine dönebiliyor. Operasyona bağlı bazı geçici yan etkiler sözkonusu. Ameliyat bölgesinde his kaybı, yaraların geç iyileşmesi ve uyuşma, göz kapağından girilmişse göz çevresinde geçici morluk ve şişme görülebiliyor. Ancak plastik cerrahi uzmanı kontrolünde geçen 6 aylık süreçte bu şikâyetler aşamalı olarak ortadan kalkıyor.

Migren ameliyatını neden plastik cerrahlar yapıyor?

Migren ameliyatı tedavisi, ilk kez Amerikalı bir plastik cerrah tarafından göz kapağı estetiği operasyonu esnasında bulundu. Migren ameliyatının plastik cerrahlar tarafından yapılmasının nedeni, plastik cerrahi uzmanının yüz mimik kaslarının yapısına, endoskopik ameliyat tekniklerine ve periferik sinir cerrahisine hâkim olmasıdır. Başarı oranının yüzde 90’ı bulmasında bu bilgi ve deneyimlere sahip plastik cerrahların payı çok büyüktür.

Migreni olan ve göz kapağında sarkma olan hastaların tedavisi aynı anda yapılabiliyor mu?

İki sağlık sorunu tek bir operasyonda tedavi edilebiliyor. Göz kapağı düşüklüğü, sarkıklığı kapak estetiği ile ortadan kaldırılırken, alın migreni olan hastalara aynı anda üst göz kapağından açılan kesiden mikro kameralarla girilerek atakları başlatan sinir ve kas dokusu rahatlatılıp gevşetiliyor. Hastalarımız ağrısız bir hayata genç göz çevresi ve enerji dolu bakışlarla tekrar merhaba diyebiliyor.

MİGREN AMELİYATI ÖNCESİ HAZIRLIKLAR

Migren ameliyatı öncesi hazırlıklar ameliyatın doğru değerlendirilmesi, sonrasındaki iyileşme süreci,  hastanın beklentilerinin gerçekleşmesi ve memnuniyeti açısından oldukça önemlidir.

Hekimin rolü kadar, hastanın kendini doğru ifade edebilmesi ve hazırlıklı gelmesi de gereklidir. Hastanın genel sağlık durumu, migren atakları öyküsüyle ilgili her detay önem arz eder. Migren ameliyatı, ortaya koyduğu sonuçlar dikkate alındığında milyonlarca hasta için ağrısız bir hayatın kapılarını aralamaktadır.

İnsanları karanlık odalarda yaşamaya zorlayan; özel, sosyal ve iş hayatına adeta darbe vuran kronik migren rahatsızlığından kalıcı olarak kurtulmak için ne gibi hazırlıklar yapılması gerektiğini ilerleyen paragraflarda detaylarıyla ele alacağız.

Nasıl bir ameliyata ve tedavi sürecine hazırlık yapacak hastalar?

Yüzyıllarca kalıcı tedavisi olmayan bir hastalıktan, yani migren rahatsızlığından kurtulmak için yapılacak bu hazırlıklar. Modern tıp, son yıllarda geliştirdiği cerrahi tedaviyle artık migrene kalıcı olarak çözüm getirdi. Yüz güldüren migren ameliyatı Amerikalı bir plastik ve estetik cerrah tarafından tesadüfen bulundu. Göz kapağı ve alın estetiği sırasında bazı hastaların alın migreni rahatsızlığının da sona erdiği gözlemlenince, migren rahatsızlığı, migrenin kaynağı olan sinir dokuları ve bu dokulara nasıl müdahale edilerek migrene çare bulunması için bir dizi bilimsel çalışmalar kapsamında migren ameliyatları yapıldı. Sonuçlar 5 yıl boyunca takip edildi. Ameliyat olan 100 hastanın 90’ının migren rahatsızlığının kalıcı olarak geçtiği ya da çok ciddi boyutlarda atak sıklığı ve şiddetinin azaldığı ortaya çıktı. Ameliyat sonrası uzun yılları alan takipler bu sonuçların kalıcı olduğunu gösterdi.

Modern tıp çevrelerinde büyük yankı bulan migren ameliyatı, umutsuz bir şekilde önleyici ve koruyucu ilaçlarla ağrılarını hafifletmeye çalışarak yaşamaya çalışan milyonlarca hastaların yaşamında bir dönüm noktası yaratmaya başladı. Ağrısız bir hayatın özlemi migren ameliyatıyla günümüzde gerçeğe dönüştürülmektedir.

Migren ameliyatına hazırlanan hastaları bekleyen süreci başlıklar altında inceleyelim.

Muayene

Migren ameliyatı öncesindeki ilk evre muayenedir. Hastanın detaylı bir muayenesi yapılır. Ameliyata uygunluk için ilk aranılan şart hastaya bir nörolog tarafından migren teşhisinin konulmasıdır. Sonrasında hastanın yaşadığı migren rahatsızlığının öyküsü dinlenir. Kaç yıldır migren rahatsızlığı yaşıyor, ayda kaç kez migren atağı geçiriyor, ne kadar sürüyor ataklar, ağrı başın hangi bölgesinde başlıyor ve yayıldığı alanlar, günde kaç ilaç ve ne tür ilaçlar kullanılıyor, ilaçlara direnç gösterme durumu, hastanın yaşam kalitesi gibi birçok önemli detayla ilgili hastadan bilgiler alınıyor. O güne kadarki tedavi süreci, tedavi olduğu branşlar yaptırdıkları tetkikler değerlendiriliyor. Varsa başka hastalıklar bu konuda hekim bilgilendiriliyor. Burada unutulmaması gereken nokta, hastanın muayeneye daha önce yaptırdığı tetkik sonuçlarını da getirmesidir. Nedir bu tetkikler?  EEG, tomografi, MR, EMG vb.

Hastalarımızın bu tetkik sonuçlarını getirmesi, aynı tetkiklerin gereksiz yere tekrar edilmesini önleyecektir. Bütün verilerin harmanlanarak değerlendirilmesinden sonra migren hastasının ameliyata uygunluğun tespiti için migren ameliyatının ikinci aşamasına geçilir.

Tanı testi aşaması: Botoks

Migren ameliyatı öncesi tanı aşaması çok önemlidir. Botoks testi, hastanın ameliyata uygun olup olmadığını belirleyecek olan tanı yöntemidir.

Botoks testi hızlı, acısız yapılan 20-25 dakikada tamamlanan bir testtir. İnce enjeksiyon iğneleriyle hastanın ağrı bölgesinin başlangıç noktalarındaki kas dokusuna botoks yapıyoruz. İğne acısının önlenmesi için sözkonusu bölge uyuşturulur. Testin herhangi bir yan etkisi yoktur. Botoks, bir ilaçtır. Bir çeşit bakteriden elde edilmiştir. Sağlık ve estetik alanında çok yaygın olarak risksiz bir şekilde kullanılan bu yöntem geçici sonuçlar vermektedir. Özellikle şaşılık, felç, terleme gibi sorunların ortadan kaldırılması, yüz bölgesindeki kırışıklıkların giderilmesi için tedavi amacıyla kullanılan botoks, migren ameliyatı ile birlikte artık bir tanı yöntemi olarak kullanılıyor.

Botoks testi migren ameliyatında estetik amaçla yapılmaz, bunu vurgulamakta yarar var. Aslında migren hastaları botoksa yabancı değildir. Amerikan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Food and Drug Administration (FDA), yani Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin onayıyla migrenin geçici tedavisinde 2010 yılından itibaren uygulanmaktadır.  Ancak dediğimiz gibi kalıcı değil, geçici bir yöntemdir.

Bu tanı yönteminin uygulanması, estetik amaçla uygulama deneyiminin yanında özel bir bilgi birikimi gerektirir. Tanı yönteminin sonuçları ameliyata uygunluğu belirler, bu da tanı yönteminin doğru uygulanmasına bağlıdır. Doğru noktaya, uygun dozlarda botoks yapılmalıdır. Bu bağlamda plastik ve estetik cerrahi uzmanının migren ameliyatı konusundaki deneyimi hasta için önem kazanır.

Testin sonuçları anında ortaya çıkmaz. Botoks enjeksiyonundan sonra hastalarımız evine ve günlük yaşamına dönebilir. Müdahale edilen bölgede herhangi bir şişlik ya da morluk oluşmaz. İlk sonuçlar 3 günde, tam sonuç ise 7 ila 10 günde ortaya çıkar. Migren ataklarının teste verdiği yanıtlar değerlendirilir. Migren ameliyatı öncesi son hazırlık sürecine geçilir.

Migren ameliyatına günler kala hastaların yapması gerekenler

Ameliyatın konforlu geçmesi, iyileşme döneminin hızlı ve rahat atlatılması için ameliyattan önce hastaların uymaları gereken bazı sağlık kuralları vardır. Sigara tiryakisi hastaların mecburi olarak ameliyattan 2 hafta önce sigarayı mutlaka bırakmaları gerekiyor. Yine ameliyattan sonra 14 gün sigara içmemeleri iyileşmenin aksamaması için çok önemli. Eğer bu zaman diliminde sigara içilirse ameliyat yaraları daha geç iyileşir, şişlik ve morluklarda artış gözlenir ve daha bunların geçmesi daha uzun zaman alır.

Yine migren ameliyatından 2 hafta bazı hastaların kullandığı ilaçlar, hormonlar gibi destek ürünlerini kullandığını göz önüne aldığımızda şunlara dikkat edilmesi gerekir: Kilo problemi hızla yayılmaktadır ve buna karşı diyet ürünleri de yaygın bir şekilde tüketilmektedir. Ameliyattan 14 gün önce zayıflama çayları, diğer ürünleri ve ilaçlarının kullanılmaması lazım. Anti-aging uygulaması yaptırılmamalı. Balık yağı kapsülleri gibi omega 3 içerikli gıda takviye ürünleri alınmamalı. Migren ameliyatı öncesi E vitamini alınmamalı. Ameliyatın sorunsuz geçmesi için kan sulandırıcı ilaçlara dikkat edilmeli. Aspirin kan sulandırıcı bir etki yapar. Bu yüzden aspirin ve benzeri ilaçlar kullanılmamalı. Alkol alımını durdurun. Bu mümkün değilse sınırlı miktarda tüketilmesi gerekiyor. Migren operasyonu sonrasında şişliklerin önüne geçmek için kimi hastalar ameliyat öncesinde arnika krem sürmek isteyebilirler. Bunu yapmalarını istemiyoruz.

Migren ameliyatından hemen önce kan testleri yapılarak kan değerlerine bakılır. Anestezi almalarında herhangi bir sorun olup olmadığı anestezi uzmanlarınca değerlendirilir. Kalp hareketlerinin eğrisini gösteren çizgilerden oluşan kardiyogram çekilir.

Migren ameliyatı öncesi kullanılabilen ilaçlar

Bazı hastaların ameliyat öncesinde sağlık sorunları nedeniyle almaları gereken reçeteli ilaçlar sözkonusudur. Diyabet, tansiyon, tiroit hastalığı, kolesterol ilaçlarını sürekli alan hastalar, ameliyat öncesinde de bu ilaçlarını kullanabilirler.

MİGREN AMELİYATI İÇİN UYGUN ADAYLAR

Migren ameliyatı için uygun adayları belirlerken nöroloji uzmanı ile birlikte ve konulan ağrı tanısına göre hareket ediyoruz. Burada kaç çeşit ağrı türü var ve migren ameliyatı için hangi ağrı türünü dikkate alarak değerlendirmelerde bulunduğumuzu biraz detaylandırmakta yarar var. Çünkü, başvuran hastalarımız bu detayları inceledikten sonra kendi ağrı türünü daha iyi değerlendirip, muayene sırasında ağrı tipi ve seyri konusunda daha net bilgiler verebilmelidirler.

Toplumda en yaygın görülen ağrı türü baş ağrısıdır. Her 100 kişiden neredeyse 90’ında baş ağrısı görülmektedir. Baş ağrısının birçok ana ve onlarca alt türü vardır. Görülen baş ağrılarının yüzde 90’ını ise gerilim ve migren tipi baş ağrıları oluşturur.

Baş ağrılarını nedenlerine göre iki ayrı gruba ayırıyoruz. Primer baş ağrıları ve sekonder baş ağrıları. Primer baş ağrıları herhangi bir başka hastalıkla ilişkisi olmayan, vücuttaki farklı bir rahatsızlığın tetiklemediği, direkt baş bölgesinde kendiliğinden ortaya çıkan ağrılardır. Ve migren ameliyatı için dikkate aldığımız baş ağrıları primer baş ağrılarıdır ki, bunlar migren, gerilim ve küme tipi baş ağrılarıdır. Sekonder, yani ikincil grup baş ağrıları ise toplam baş ağrılarının yüzde 10’unu oluşturur. Bu gruptaki ağrının nedeni vücuttaki herhangi bir hastalıktan kaynaklanır. Tedavi için ağrıyı hazırlayan, altta yatan nedeni çözümüne yönelik girişimler yapılarak çözüme gidilir. Sekonder baş ağrılarının bilinen nedenlerini şöyle sıralayabiliriz: Beyin tümörü, sinüzit, menenjit, beyinde oluşan damar rahatsızlıkları, sinir sistemi ve göz rahatsızlıkları. Sekonder gruptaki baş ağrılarının çözümü noktasında migren ameliyatı tarafımızca uygun görülmemektedir. Yani bu hastalar uygun aday olarak değerlendirilmemektedir. Hastaların ağrı tiplerini çok iyi tanımaları, migren ameliyatından da doğru sonuç almalarında önemli etkendir.

Uygun adayların yaşadığı şikâyetler

Migren, gerilim tipi ya da kronik baş ağrısı teşhisi konulan hastaları migren ameliyatı için uygun adaylar olarak değerlendiriyoruz. Kendiliğinden oluşan ve süreklilik arz eden bu baş ağrısı tipleri içinde migren rahatsızlığı ön plana çıkmaktadır ki, en çok görülen belirtileri şunlardır:

  • Ağrı atakları (krizler) şeklinde ortaya çıkar.
  • Kısa sürede geçmez. 4 saatten 72 saate kadar ağrı sürer.
  • Ağrı karakteristiği zonklayıcı tarzdadır.
  • Ağrı şiddeti orta ya da şiddetlidir.
  • Hastayı günlük yaşamdan koparır.
  • Mide bulantısı ve kusma meydana gelir.
  • Işık, ses ve gürültülü ortamlar atakları başlatır.
  • Yorgunluk ve egzersiz ile ağrılar ortaya çıkar.

Migren ameliyatına uygun adayların yüzde 10’u auralı

Migren ameliyatı için uygun olan kronik migren hastalığı da kendi içinde kategorize edilir. Aura’lı ve aura’sız migren şeklinde ikiye ayrılır. Auralı migren hastaları atak başlamadan önce ağrıların habercisi olan bazı belirtiler yaşar. 100 migren hastasının sadece 10’u aura’lıdır. Aura’lı migren hastalarında 20-30 dakika süren ağrı öncesi şikâyetler genellikle şunlardır: Baş dönmesi, kol ve bacakta uyuşma, gözde parlak ışıkların belirmesi, bulanık görmek.

Ameliyata uygun migren adaylarının ataklarını tetikleyen etkenler

Migren ameliyatı için uygun olan adayların sıklıkla yaşadıkları ağrı krizlerini çeşitli faktörler tetiklemektedir. Ağrılar dayanılmaz olduğu için hastalarda psikolojik travma gelişir. Hastalarımız 5 dakika, 10 dakika sonra ağrı yaşayacağı endişesiyle yaşarlar. Birçok migren hastası için tetikleyici ortamlar hemen hemen aynıdır:

  • Yüksek gürültülü ortamlar
  • Kirli hava
  • Keskin kokular (parfüm kokuları vb.)
  • Hava sıcaklığındaki ani değişimler ve mevsim geçişleri
  • Aşırı yorgunluk ve stres hali
  • Rakım değişiklikleri
  • Çok parlak ışıklar
  • Kalitesiz uyku düzeni
  • Aç kalma, öğünleri atlama
  • Cinsel ilişki
  • Ağır bir eşya kaldırma
  • Fiziksel hareketlilik ve efor sarf etme
  • Adet döneminde kadınlık hormon salınımında yaşanan değişiklikler
  • Çikolata tüketimi ki beslenme düzeni, alınan besinler her migren hastası için aynı sonuçları göstermeyebiliyor.  Hastalar genellikle migren ataklarını hangi besinlerin tetiklediğini tecrübe ederek öğrenirler.

Ameliyata uygunluğu saptayan tanı yöntemi

Migren ameliyatına uygun olan hastalarımızla ilgili paylaştığımız bu önemli bilgilerin ardından migren hastalarının ameliyata uygunluğu nasıl belirlediğimizi masaya yatıralım.

Migren ameliyatı için uygun adayların belirlenmesinde en etkili test, botoks testidir. Enjeksiyonla yapılan bir testtir. Botoks, botulinum toksin-A maddesini içeren, yani bir çeşit bakteriden üretilen ilaçtır. 1950-60’lardan bu yana birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılan, etkinliği, güvenilirliği kanıtlanmış botoks, ülkemizde kırışıklıkları gideren bir yöntem olarak bilinmektedir. Ancak bu test sadece yüzdeki kırışıklıkların giderilmesinde değil, birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Uygulandığı kasları geçici bir süre bloke etme etkisi gösteren botoks enjeksiyonunun sağlık alanında sıklıkla uygulama alanları şunlardır: Felç, şaşılık, terleme…

Tedavi amacıyla kullanılan botoks migren rahatsızlığında da 2010 yılından bu yana geçici tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır. Migren hastaları botoks tedavisine aşinadır. Uygulama sonrasında birkaç aylık zaman diliminde ağrılar yok olmaktadır. Ancak bu yöntemin dezavantajı, söylediğimiz gibi geçici olmasıdır. Migren hastaları yılda birkaç kez botoks yaptırmak zorunda kalmaktadır.

Artık botoks testi migren ameliyatı geliştirildiği günden bugüne bu hastalıkta tanı yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bu noktada bilinmesi gereken şey şudur: Estetik amaçla değil tanı amacıyla migren hastalarına botoks yapılır.

Tanı testinin sonuçları için 7 güne ihtiyaç var

Hastaya botoks yapılıp yapılmayacağını belirleyen şartlar ağrı krizlerinin görülme sıklığı ve süresidir. Ayda ortalama 2 ila 4 atak geçiren ya da ilaçların etkisiz hale geldiği durumlar, atak sürelerinin iki hafta sürdüğü tabloda botoks testi aşamasına geçilir. Test son derece hızlı ve konforlu bir işlemdir. Migrenin başlangıç bölgesindeki kaslar, cildin ağrı duymaması için uyuşturulması sonrasında ince iğneli enjeksiyon işlemi sayesinde botoks maddesiyle bloke edilir. Herhangi bir riski olmayan işlem sonrasında ağrıların üzerindeki ilk etki 72 saatte ortaya çıkar. 1 haftada etki düzeyi maksimum seviyeye çıkar. Hastalarımızın takibi sırasında botoksun etki seyrini inceliyoruz. Şayet botoks testine hastalarımız, ağrıların yok olması ya da önemli oranda azalması şeklinde yanıt veriyorsa hastamızı migren ameliyatına uygun aday olarak değerlendiriyoruz.

Botoks’un tanı yöntemi olarak kullanılmasının temel nedeni, botoks’un migreni tetikleyen siniler üzerindeki yaptığı etkiyle migren ameliyatının yaptığı etkinin aynı olmasıdır. Temel fark, botoks geçici olarak migreni tedavi eder. Ameliyat ise kalıcı olarak migren hastalığını tedavi eder.

Botoks testi yapılmadan hastalar migren ameliyatına alınabilir mi?

Muayene sırasında kronik migren rahatsızlığının seyri kimi hastalarda botoks testine gerek duyulmadan ameliyatın gerekliliğini elzem kılar. Buna, hastanın rahatsızlığının boyutları ve şu ana kadarki tedavi süreçlerinden alınan sonuçları inceledikten sonra karar veriyoruz.

MİGREN AMELİYATI İYİLEŞME SÜRECİ

Kendisi küçük ama etkisi büyük bir ameliyat olan migren ameliyatı, hastalara konforlu bir iyileşme imkânı sunuyor. Migren ameliyatı iyileşme sürecinde hastalarımızın neler yaşadıklarını ve yaşayacaklarını, beslenme biçimlerini soru ve yanıtlarıyla açıklayalım. Ama öncesinde hastalarımız şunu bilmeliler ki, migren ameliyatının bilimsel sonuçları doğrultusunda tecrübelerimiz, ameliyat olan hastalarda migrenin kalıcı tedavi oranı yüzde 90’dır. Sonuçların kalıcılığı yine bilimsel çalışmalar kapsamında yapılan hasta takibinde kanıtlanmış, ameliyat sonrasında 5 yıl boyunca takip edilen hastalarda tedavi sonuçlarının kalıcı olduğu ortaya konulmuştur.

Migren ameliyatı ile geçecek olan sadece ağrılar değildir. Ağrıların çekilmez hale getirdiği hayat standartlarının da tekrar normale dönmesidir. Keyif alınabilecek bir sosyal yaşam, mutlu bir aile hayatı, sorunsuz bir cinsel yaşam, istikrarlı ve verimli bir kariyer dünyası, özgüven gibi birçok olumlu parametreler ameliyattan sonra hastanın yaşamına dahil oluyor. İyileşme süreciyle ilgili hastalarımızın en çok sorduğu, merak ettiği bilgiyle başlayalım.

Migren ameliyatından sonra ağrılarım ne zaman tamamen geçer?

Migren ameliyatının ardından ağrıların sona ermesi 4. günden başlayarak 4 haftayı bulabilmektedir. Tabi her hasta için bu süre değişmektedir. Bazı hastalarımız ilk 4 günden sonra migren kaynaklı ağrılarından kurtulmakta, bazı hastalarımızda ağrı ve atak sayısı gün geçtikçe azalarak ilk 1 ayda migrene elveda demektedir.

Migren ameliyatı bütün hastalarda migren ataklarını tamamen yok ediyor mu?

Her 100 hastadan 90’ında ameliyat sonrasında kalıcı tedavi söz konusu. Ameliyata yanıt veren yüzde 90’lık hasta grubunun büyük bir kısmında migren ağrıları kalıcı olarak bir daha oluşmamak üzere yok oluyor. Bazı hastalarda ise atak sayısı, sıklığı ve süresi çok önemli ölçüde kalıcı olarak yüzde 50’nin üzerinde azalarak, ameliyat öncesindeki ataklarla kıyaslandığında hayatı çok daha yaşanılır kılıyor. Azalan ağrı krizleri dolayısıyla ilaç tüketimi, ilaçların olası ciddi yan etkileri de azaltılmış oluyor.

Migren cerrahisi hastanede yatışı gerektiren bir ameliyat mı?

Migren ameliyatı sonrasında hastalarımız genellikle aynı gün evlerine taburcu edilir. Migren ağrıları baş bölgesinin birden çok yerinde oluşuyorsa, örneğin enseden ve şakaktan gelen migren ağrıları gibi, o zaman ameliyat edilen bölge sayısı fazla olduğu için hastanede maksimum 1 gün yatışı uygun görülür.

Ameliyattan sonra hasta hiç migren ağrısı yaşar mı?

Çoğunlukla ameliyatın olduğu gece hastalarımız migren ağrısı yaşar. Bazen ağrı süresi birkaç güne kadar yayılır. Bu, migreni tetikleyen sinirlere yönelik müdahaleye vücudun gösterdiği doğal bir reflekstir. Tamamen geçicidir. Kimi hastalarda kalıcı olacak diye endişelere sebep olabilir. Ancak geçici bir ağrı atağıdır.

Ameliyata bağlı morarma ve şişlik oluşuyor mu?

Ameliyat bölgesi şakak, alın ya da burun bölgesi ise genellikle göz çevresinde ödem ve morarma olur. Bunlar hafif düzeyde ve çoğunlukla ilk 1 haftada geçmektedir.

Evine dönen hastalar ne yapmalı, neyi yapmamalı?

Taburcu olan hastalarımıza ilk 2 gün için dikkat etmeleri ve yapmaları gerekenleri şöyle sıralıyoruz: Bol bol istirahat edin. Zorunlu olmadıkça vücudunuzu yoran ve zorlayan hareketlerden ilk 48 saatte uzak durun.  Günlük hareketinizin yalnızca hafif bir yürüyüş olması gerekiyor. Bunun dışında egzersiz yapmaktan, ağır bir şey kaldırmaktan, başınızı aşağı doğru eğmekten mutlaka kaçının. İstirahat sırasında yataktaki pozisyonunuz sırt üstü olmalı. Başınız vücudunuzla aynı hizada değil, daha yüksek bir yastıkta olmalı. İstirahat edilen oda, kalabalık, gürültülü, aşırı ışıklı ve sesli olmamalı.

İyileşme sürecinde beslenme nasıl olacak?

Ameliyattan sonra özel bir diyet uygulamıyoruz. Dengeli ve kaliteli beslenilmeli. İyileşme sürecinde migreni tetikleyen çikolata, alkol, sucuk, sosis gibi hazır gıdalar tüketilmemeli. Zaten hastalar hangi gıdaların migren ataklarını tetiklediğinin farkında oluyorlar. Hazır şarküteri ürünlerindeki koruyucu maddelerin migreni tetiklediği bilinmektedir.

Dikişler ne zaman alınır?

Eriyen dikiş ile ameliyat kesisi dikilmişse dikiş alınmasına gerek yoktur. Çünkü kendiliğinden eriyecektir. Diğer türlü dikişler ameliyatın iyileşme süreci olan 4 ila 8 gün arasında alınır. Yine pansuman bu sırada alınır. Bu esnada hastalarımızı kontrol ederek yara iyileşmesini, seyrini gözlemleriz.

Ameliyattan ne kadar süre sonra banyo yapılabiliyor?

Migren operasyonu genellikle saçlı deri içinden yapılır. Hastalarımıza tavsiyemiz ameliyattan önce saçların yıkanması ve temizlenmesidir. Ameliyatın artından 2 ya da 3 gün geçtikten sonra dikkatli bir şekilde banyo yapılabilir, saçlar yıkanabilir. Ilık suda saçların yıkanması, sert içerikli bir şampuan kullanılmaması önemlidir. Saçlar hafif hareketlerle tamamen kurutulmalıdır. Kurutma makinesi kullanılacaksa, düşük ısı ayarında çalıştırılmalıdır. Saçların yıkanması sonrasında hastaların dikkat edeceği husus, ameliyat yara bölgesinin kuru kalmasıdır. Nem ve ıslaklık yara iyileşmesini olumsuz etkileyebilir.

Hastalar ne zaman işe dönebilir?

İlk 1 haftada yaptığımız ilk kontrol sonrasında hastalarımız genellikle iş hayatına, günlük sosyal hayata sorunsuz bir şekilde dahil olabiliyor. Daha erken işe dönmek isteyen hastalarımızın güneş ışınlarına dikkat etmesi gerekiyor. Bunun için şapka ve güneş gözlüğü kullanmalarını istiyoruz.

Migren ameliyatının herhangi bir yan etkisi var mı?

Ameliyatın yan etkileri tamamen geçici. Ameliyat yaralarına bağlı uyuşma, karıncalanma olacaktır. 4 ila 6 ay içinde bunlar geçecektir. Bunun dışında bir yan etkisi yoktur. Migren ameliyatının bir beyin ameliyatı olmadığı mutlaka bilinmelidir. Saçlı deri ile kafatası kemiği arasında migreni tetikleyen sinir ve kas dokusuna yapılan bir operasyondur. O nedenle beyin üzerinde bir yan etkisi kesinlikle yoktur.

İyileşme sürecinde ameliyat yara izi kaybolur mu?

Ameliyat yara izleri kaybolmazlar. Önemli olan hekimin bu izleri ne kadar estetik planladığı ve nasıl gizleyebildiği. Migren ameliyatları saçlı deri içinden ya da üst göz kapağından yapılmaktadır. İzler üst göz kapağı kıvrımına ve saçlı deri içine çok iyi kamufle edildiği için dışardan görünmez. İzler, müdahale edilen bölgeye göre 1 ya da 2-3 santimetre boyutlarındadır.

Ameliyat sonrasında sigara kullanımı

Ameliyattan sonraki 5 günlük sürede hiçbir şekilde sigara içilmemeli ve alkol tüketilmemeli. Bu durum yara iyileşmesini geciktirir. 

iletişim

Migren Ameliyatı

Migren İlaçları

şakak migreni

ense migreni

göz migreni

Facebook
Twitter
Google+